Yargı Haberleri

Terörsüz Türkiye’nin inşası için Milli Dayanışma şarttır

Çocukluğum, terörün palazlandığı bir mahallede geçti. Geçmişte keyfi olarak mahalleye giren her arabayı yakan, dükkanlardan haraç alan, kendi görüşünde olmayanlara zulmeden militan kafanın yerinde bugün yeller esiyor. Bu başarı; dünün eziyetini çekmiş, iradesi sağlam gençlerin milliyetçi ve devletçi anlayışla inandıkları yolda yürümesiyle olmuştur.

Bu irade, söyleme değil icraata bakan, mankurt değil düşünen, analiz eden, strateji kuran; ezile ezile yoğrulmuş, günün sonunda devletin derin kanadı haline gelmiş gençlerden oluşmuştur. Bugün, Terörsüz Türkiye sürecinde gelinen noktada; FETÖ gibi, PKK gibi ülkenin başına 40 yılı aşkın süredir musallat olmuş terör örgütleri tasfiye edilmiş; daha huzurlu ve güvenli bir Türkiye inşa edilmiştir.

Bugün, bir zamanlar asker giremez denen Gabar’da halaylar çekilip, horonlar tepiliyorsa; çıkan petrol ülkemize enerji ve güç olarak geri dönüyorsa bu başarının mimarları; siyasal emeller güdüp %2-3 oy ile koltuk sahibi olup yolunu bulan, hiçbir politika üretmeden insanların milli ve manevi duyguları üzerinden rant devşirenler değil, o dağlarda ölen, o yollarda gasp edilen, şehit düşen, gazi olan, ölüme defalarca çelme takmış zeki, analitik düşünen, devletçi gençlerdir.

Milliyetçiliği kafatasındaki ölçüden ibaret zannedip Kızıl Elma’dan dem vuran; fakat Kızıl Elma ülküsü için bir karınca adımı yol kat etmemiş; ülküsü altında zulüm gören hiçbir insan için çaba harcamamış, akan kanı durdurmamış, yaraya merhem sürmemiş olanların fikirleri kendilerine bile çoktur.

Terörsüz Türkiye’nin devamı için Milli Dayanışma şarttır. Sadece ülkemizin sınırları içinde değil, tüm ortadoğu ve balkanlarda huzur ve güven için bu kenetlenme yeni ve muhteşem bir enerjinin doğmasına vesile olacaktır. Yepyeni bir ışık Anadolu’dan tüm cihana yayılacaktır. Bu ruhun karşısında durmaya cürret edecek Siyonist Terör Örgütü İsrail gibi katil ruhlular ise tarihin tozlu rafları arasında kaybolacaktır.

Terörsüz Türkiye, bilimden kalkınmaya kadar birçok alanda kendi sınırları ötesine geçmiş bir Türkiye’yi ifade etmektedir. Bu nedenle tarihin doğru yerinde yer almak, akan kanın durması için çaba sarf etmek; yeniden şehitler ve gaziler görmemek adına milliyetçi ve devletçi bir politika ile Milli Dayanışma şarttır diyoruz.